• Decrease font size
  • Reset font size to default
  • Increase font size

 "İnsanların barışları da savaşları da birer hayalden doğmaktadır. Öğünmeleri de, utanmaları da birer hayale dayanmaktadır".
 

"Etrafında insan yüzlü bir çok şeytan vardır. Bu sebeple her ele el vermek, bağlanmak,intisab etmek uygun değildir".


Home
Gözlerin Drucken E-Mail
Benutzer Bewertung: / 0
Dienstag, 12. April 2016

Gözlerin ağırlaşır, açık tutatamassın, aslında gözlerinin yorgunluğu değil, ruhunun yorgunluğunu yansıtıyordur sana ama sen farkında değilsin,  belkide farkındasın ama kubullenmek istemessin, o kadar yorulmuşsundurki bu dünya ile mücadele etmekden, gözlerini kapatarak yorgunluğunu giderrim zannederek haykırmak gelir içinden ama asıl istediğin hayalini kurduğun ise bu dünyaya ebediyen gözlerini kapamak , çekmiş olduğun eziyetten, sıkıntıdan izdirapdan kurtulurum dercesine, çözümmü bilemessin ama ümit edersinki öyle olsun diye, çekilsen ıssız bir yere yaşasan kendi halinde, uzaklaşsan bu dünyanın yükünden.

 Olmazmı ? hayır olmaz sen çekmek için yaratıldın, sınavını vermen gerekir, bu dünyanın bütün yükü yüklensede sen kaçamassın, hem kaçsan nereye yine bulaçak dertler sıkıntılar seni, kapa gözlerini birdaha açmamak için.

Belki ‚O‘ zaman kurtulursun.

 

 
Integration oder Inklusion Drucken E-Mail
Benutzer Bewertung: / 0
Mittwoch, 30. März 2016

Liebe Freuende, in den letzten Tagen werde ich immer wieder gefragt, wieso ich diverse kritische Äußerung tätige, in diesem Sinnen möchte ich hiermit einiges Klarstellen:

Ich lebe seit meinem 5. Lebensjahr hier in Österreich, und ich habe JA zu Österreich gesagt, meine Kinder sind hier geboren, mir ist es leid, das ich mittlerweile nach fast  50 Jahren mich immer noch bezüglich  meiner Religion und Abstammung rechtfertigen muss, wieso können wir nicht sein wie wir sind, wenn hier die Europäischen Werte angesprochen werden, könnt Ihr sicher sein, das die genauso auch für mich gelten, ja die Integration wäre gut, aber bei vielen wird es leider als die Assimilation verstanden, und ich bin gegen die Assimilation. Ich kann das Wort Integration nicht mehr hören. Ich möchte die Inklusion, wieso kann ich nicht ein Teil dieser Gesellschaft sein, mit (trotz) meiner Abstammung und meiner Religionszugehörigkeit, wieso wollen viele, wenn Terrorristen sich und viele Unschuldige in die Luft sprengen, das ich mich in deren Namen entschuldigen soll.  Ich verabscheue jede Art der Gewalt, ich bin genauso  gegen Terror.

Schaut bitte die Medien mal genau an – hier wird eindeutig einseitig berichtet, hier wird ein Keil zwischen der Bevölkerung getrieben.  Genau da müssen wir ansetzen, und eine ehrliche Diskussion anfangen, damit wir gemeinsam unsere Zukunft gestalten können. Aber bitte eine ehrliche und mit Beteiligung aller hier Lebenden.  Die die in der sogenannten Integrationsarbeit tätig sind, müssen von Anfang an auch die Minderheitsgesellschaft einbinden und nicht fertige Projekte vor die Nase setzen.

Religion ist eine Privatsache, jedoch wenn wie die Herren Albayati und Fellner sich zu Islam äußern, und dabei, nach meiner Ansicht nicht recht haben, dann darf ich mich auch äußern, Der Herr Albayati interpretiert den Islam nach seiner persönlichen Überzeugung, er soll den Koren mal bitte im ganzen lesen, so wie ich es in verschiedenen Sprachen gelesen habe und den Koran als ganzen versuchen zu verstehen, und nicht einzelne Koran Verse.

Es gibt in Jeder Gesellschaftschicht  schwarze Schafe – gegen die müssen wir gemeinsam reagieren und agieren.

Es kommen noch sehr viele Probleme und Sorgen auf uns zu, diese können nur GEMEINSAM gelöst werden, in diesem Sinne wünsche ich allen einen schönen TAG.

30/03/2016 - AD

 

Quelle: https://de.wikipedia.org/wiki/Soziale_Inklusion

Die Forderung nach sozialer Inklusion ist verwirklicht, wenn jeder Mensch in seiner Individualität von der Gesellschaft akzeptiert wird und die Möglichkeit hat, in vollem Umfang an ihr teilzuhaben oder teilzunehmen. Unterschiede und Abweichungen werden im Rahmen der sozialen Inklusion bewusst wahrgenommen, aber in ihrer Bedeutung eingeschränkt oder gar aufgehoben. Ihr Vorhandensein wird von der Gesellschaft weder in Frage gestellt noch als Besonderheit gesehen. Das Recht zur Teilhabe wird sozialethisch begründet und bezieht sich auf sämtliche Lebensbereiche, in denen sich alle barrierefrei bewegen können sollen.

Letzte Aktualisierung ( Mittwoch, 30. März 2016 )
 
Nerden baslasam, Drucken E-Mail
Benutzer Bewertung: / 3
Dienstag, 19. Januar 2016

adnanbild.jpgInsan kendi ile istişare yapması gerekir, ama bunu yaparkende gerçekden samimi olarak her konuyu masaya yatırmalı, kendi istişarende herşeyi masaya yatırmayaçaksan, neyin istişaresini yapıyorsun o zaman, belki başkalarını bu konuda yanılta bilirsin, ama kendi nefsini, kendi iradeni nasıl yanıltaçaksın? Kısaca yap  kendi istişareni ve öz eliştirini, alacağın sonuçları ciddi bir şekilde not et ve bunları iyi bir şekilde araştır, eğer eksik ve hatalarım var diye bunları nitelendirirsen , acilen düzeltmeye çalış, hayat kısa ve belki değiştirmeye vaktin kalmaz.

İnsan bunları yaparken, son bir kaç haftayı değil bütün ömrünü bir gözden geçirmesi gerekir. Çocukluğuna dön, hatırladıgın andan itibaren düşünmeye başla, kendini sorgula, eliştir, istişareni yap, bak düşündükce bilinç altından neler neler çıkacak. Belki o zaman başkalarını değil kendini sorgularsın.

Bazı almış olduğun sonuclara bak ve değerlendirmeni yap, senmi doğru yoldasın, yoksa senin bazı almış olduğun kararları ve bundan çıkan sonuclara zorlayanlarmı yoksa yönlendirenlermi?

Bazılarına kapıları kapattıysan elbet vardır bunun bir sebebi, istişarenin bitiminde bunun doğru oldugu sonucuna varırsan bırak ‚O‘ kapılar kapalı kalsın, açdığın andan itibaren sana herşeyi bir dejavü gibi tekrar baştan yaşatacak. Bunu yaşamam için kapılar kapalı kalsın daha iyi. Zaman zaman duyarız et tırnakdan gecmez diye, bence bu biraz yanlış, yapılanları değerlendirdiginde öyle bir geçiliyorki, geçilmeside bence sana daha bir ruhani huzurlu bir yaşam saglıyor, evet elbet erdemlik göstererek, bunun böyle olmaması saglanır, ama yine hüzünü acıyı sen yaşayacaksan neden tekrarlanmasına müasade edelim değilmi.

Sana çok sayıda birileri lazım değil, bir kaç her konumda güvendigin kişiler yeter. Arkadaş dedigin sen rahat ve huzur içinde olduğun zaman hatırlayan değil, hic ummadığın ve beklemedigin anda kapını calan veya telefonun çalması ile avizeyi kaldırdığında alo diyen kişidir, sende bunlar için dünyanın öbür uçunda olsalar bile herşeylerine koşacağın kişilerdir.

Letzte Aktualisierung ( Dienstag, 19. Januar 2016 )
 
Uzun ince bir yol Drucken E-Mail
Benutzer Bewertung: / 3
Montag, 18. Januar 2016

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren kendini uzun ve ince bir yolda bulur, ömer boyu kendine has olan bu yolda yürümeze çalışır. Bazen dar, bazen enğelli ve taşlı bu yolu en iyi şekilde gitmeye uğraşır. Zaman Zaman bu yolun doğru olup olmadığını sorgular, kendince doğrudur, çünki gerçek hayyatta olduğu gibi bazen bir yol ayrımına gelir ve doğru yöne secer, bu yolda ilirledikçe hedefine ulaşır, önemli olan kendisinin çizmiş olduğu yoldan şaşmamak lazım, elbet bulunmuş olduğun ortam, toplum ve etrafındakileri senin belirlemiş olduğun ve gittigin yolun dogru olup olmadıgını sorgulataçak, ama yine sen bildigin yoldan ayrılma, zaman zaman yönünü değiştirsen bile, kendinle istişare ettiğinde belki terk etmiş olduğun o yola tekrar döneceksin ve soracaksın “Dünya kuralları o kadarmı değişdi nerde kaldı mertlik dürüstlük bizler artık 21. Yüzyılın dinosorları gibiyiz neslimiz yok olmaya mahküm yolunda kalırsan, yada yeni düzene ve yeni yola ayak uydurarak sende çizginden dogru bildigin yoldan ve çizgiden ayrılacaksın ayrılmadıgın takdirde yok olmaya mahkumsün diye. Yinede yok olsanda bildigin dogru dedigin yoldan ayrılma, nasıl yüz yıllarca önce yaşamış olanların bazılarının ismi halen hatırlanıyorsa, seninde elbet bir hatırlayanın olaçak ve aslında onun gitmiş olduğu yol duğruydu diyeçek.

 Kısaca öyle bir zaman ve yolda ilerliyoruzki yapılanlar söylenenler davranışlar çabuk unutulur oldu seni kırmalarına ve yolunda enğellemelerine rağmen, kendi yollarının doğru olduğunu çoğununda bu yönde degiştiğinden büyük bir kitleyi kendi saflarına çekerek, senin gibi çizgisinde ve yolunda duranları yok etme cabsındadırlar. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıyada kalsan, yinede sen kendine cizdiğin yoldan ayrılma. Çünki o senin çizgin ve doğrundur. Sen bu dünyadan ayrılarak o yolu terketmiş olsanda seni hatırlayanlar olaçakdır. Her şey zamanı ve yeri gelince geri döner..........  

Letzte Aktualisierung ( Montag, 18. Januar 2016 )
 
Avrupa´mi bizi monoton yapan, yoksa biz mi monotonlugu hayatimiza sokan... Drucken E-Mail
Benutzer Bewertung: / 0
Montag, 31. August 2015

adnan5.gifAvrupadaki dün ile buğün arasında fark varmı bilemiyorum. bir izin sezonunuda geride kalmış durumda ve ortak şikayetimiz yine monoton hayata dönmemiz. Türkiyeden dönmesek ne olur diye ister istemez her izin sonrası soruyoruzdur biz GURBETÇİLER kendimize, ama yok çözümü diyoruz ve burdaki hayata devam ediyoruz, burda olduğumuz sürecde Vatan hasreti çekiyoruz, izinde ise ikinci Vatan olarak seçmis olduğumuz yerleri özlüyoruz bu ise yoksa biz sifrozenmi olduk sorusunu getiriyor ? Yok öyle değil diyoruz ve dönüyoruz buralara, burdaki hayatımız dün nasıl ise buğünde aynı, yanı kısaca monoton monoton…...

Biz dün ile buğünün arasındaki farkı aramakla bir yılımızı geçiriyoruz, ama sadece bir yılla kalmıyor geriye baktığımızda bir ÖMÜR geçmis farkında olmadan. Bu bana bir reklam filmini hatırlatıyor, kopyalanmış günlerin, kopyalama sırasında sadece bir kaç saniyesinin yer değişimi ama ürün ve konu aynı… kısaca bizim hayatımızda olmuş bir reklam filmi.

Buğün şöyle bir düşündügümüzde hayatımızın nerede geçti diye ve baktığımızda  iş, ev, iş… arasında mekik dokuyoruz. Üç nokta olsaydı en azından bir hayat üçgeni oluşurdu ama şansa bak çoğunda üç nokta bile oluşmuyor. Bunada kısaca monoton hayat denir.

Zaman zaman tamam diyoruz ve bu monotonluktan kurtulmaya karar veriyoruz, kısa değişiklikler yapıyoruz, ama bakıyoruzki tekrar eski halimize düşmüssük.

Bizler yinede çeşitli düşüncelere dalarız, hayal ederiz ve kurtulmak isteriz,bu monotonlukdan, ama oda olmaz buda uymadı der hayatımiıza devam ederiz. Hep düşüncelerle kalır bizim bu monotonlukdan çıkmamız.

Hayatımız boyunca her akşam derizki kurtulamadık buğünde monotonluktan. Kısaca hayatımızın sonunda en azından şunu diye biliriz ‚ah monotonluk ömrümü yedin ömrümü……. Amaçım eleştirmek değildi kesinlikle, sadece monotonluk hayatımızı kapsadığını ifade etmek istedim ve ömrümüzün sonuna kadar kurtulma ve değiştirme cabası içinde olmamız gerekdiğini aktarmak istedim.
Letzte Aktualisierung ( Montag, 31. August 2015 )
 
<< Anfang < Vorherige 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Nächste > Ende >>

Ergebnisse 19 - 27 von 116
Advertisement

Umfrage

Wie geht die Regierung mit der Covid19 Krise um ?
 

Syndicate


Fatal error: Class 'JTEXT' not found in /kunden/247862_6850/www.adnandincer.com/components/com_joomlastats/count.classes.php on line 885