Demokratik devlet ilkesi
Sonntag, 30. Juni 2013
Son günlerdeki olayları bir üzğünlükle izlemekteyim, bir demokratik sistemde halkın oyunu almış bir temsilciyi, grubu elbette demokrasinin getirmiş olduğu imkanlara dayanarak eliştire biliriz, fakat şiddet kullanma ise, demokrasi ile yakından uzaktan ilgisi yoktur, eger mevcut durumdan hoşnut degilsek, 10 ay sonra olacak seçimde, sandık başına gider, tepkimizi gösterriz, oyumuzu kullanırız ve ordan çıkacak sonucuda demokratik anlayışı ile kabullenmemiz lazım. Kısaca Demokrasinin ne olduğunu isterseniz tekrar bir hatırlayalım.

Soyut olarak demokratik devlet olmanın şartları, dolayısıyla klasik demokrasinin temel ilkeleri, seçim ve temsil, genel ve eşit oy, çoğunluğun yönetim hakkı, azınlığın korunması ve çoğunluğun sınırlandırılması, devlete karşı bireysel temel haklar, yasa önünde eşitlik ilkeleridir.

Demokratik devlet ilkesi, cumhuriyet kavramını tamamlayan, ona somut nitelik kazandıran ilkelerden biridir. Biçimsel açıdan bir devletin cumhuriyet oluşu, başında bulunan kişinin halkın tümünü temsil etmek üzere ya doğrudan halk tarafından seçilen ya da halkça seçilmiş kişilerin oyuyla iş başına gelen bir kişi oluşuyla tamamlanmış sayılır. Gerçek bir cumhuriyette, yalnızca baştaki kişinin cumhurbaşkanı sıfatı taşıması yetmez; devlet başkanı da dahil olmak üzere devletteki tüm organların doğrudan ya da seçimden çıkmış kişilerce atanmaları gerekir. Demokratik olmak cumhuriyeti gerektirmez ama cumhuriyet olmanın birinci şartı demokratik devlet olmaktır.

Cumhuriyet devletin başında bulunan kişinin halkın bütününü temsil etmek üzere doğrudan ya da dolaylı yoldan halk tarafından seçilmiş olmasıyla tanımlanır. Cumhuriyet, daha çok bir yönetim biçimi, demokrasi kavramı ise yönetimin oluşum ve işleyiş kurallarını niteleyen bir içerik sorunudur.
Teile diese Seite!
Facebook Google Live Mister Wong Yahoo
Letzte Aktualisierung ( Montag, 3. Februar 2014 )